KÖYLÜLERLE SOHBET

ALİ CEYLAN HOCAM'la Sohbet (Söyleşi)

1. Kendinizi tanıtır mısınız?
- 1952 yılında, Bursa Ayva Köyü’nde doğdum. Ayva Köyü’nde ilkokul olmadığı için ilkokulu iki değişik köyde Akçalar ve Fadıllı’da okudum. İlkokuldan sonra ailemle Bursa’ya göç ettik. Bursa Atatürk Lisesi’nden mezun oldum.Daha sonra Bursa İktisadi ve Ticari Bilimler Akademisi’ni bitirdim. Aynı kurumda asistan olarak göreve başladım. 1978-79 yıllarında İngiltere’de çalışmalarımı sürdürdüm. 1980’de doktoramı verdim. 1986’da doçent, 1993 yılında profesör olarak Uludağ Üniversitesi’nde çalışmalarım devam etti. 2003 yılında emekli oldum. Yayınlanmış 16 kitap, çok sayıda makale mevcut. Evliyim. 2 çocuk, 2 torun sahibiyim.
2. Öğrenime başladığınız yıldan bugüne kadar birikimleriniz sonucu elde ettiğiniz bilgiler ışığında mesleğiniz hakkında ne düşünüyorsunuz?
- Öğretim üyeliğim çok kutsal bir meslek. Çünkü insanların aydınlanmaya ihtiyacı var. Özellikle genç nüfusun fazla olduğu ülkemiz açısından eğitim daha da önem taşımakta.
3. İlkokul, Ortaokul veya lise yıllarında şu anda yapmakta olduğunuz mesleği daha önceden düşünüyor muydunuz?
- Düşünüyordum. Özellikle ilkokul yıllarında öğretmenlere ve öğretmenlik mesleğine karşı yakınlığım vardı. Ancak öğretim üyesi olmam akademi son sınıfta yapılan bir teklif sonucudur.
4. Mesleğinize ulaşmakta gerçekten büyük zorluklar çekmişsiniz. Bunların başında mesleğinize emin ellerle ulaşmak olmuş ve amacınıza ulaşmışsınız. Size göre iyi meslek edinmenin size göre faydaları nelerdir?
- Birçok faydası var. Ancak meslek seçmeden önce kişinin kendisini daha iyi tanıması gerekir. Mesleğin niteliği, kişinin yetenekleri ile uyumlu mu, değil mi araştırılması gereken konudur. Kişi sevdiği ve istediği zamanda yetenekleri ile uyumlu meslek seçmelidir.
5. Mesleğinizi yaparken dikkat ettiğiniz noktalar var mı, varsa nelerdir?
- Vardır. Birincisi mesleği severek yapmak, ikincisi de çalışmak ve araştırmak, üçüncüsü davranışlarla öğrencilere güzel örnek veya model oluşturmak, dördüncüsü ise topluma en fazla bilgiyi vermek ve yaymaktır.
6. Şu anda bulunduğunuz nokta toplumun üst tabakalarında bulunuyor. Bunu da göze alarak mesleğinizi seviyor musunuz?
- Çok seviyorum, hala seviyorum. Bu nedenle çalışmalarımı mesleğe yeni başlamış gibi devam ediyorum. Örneğin, bu yıl mevcut 5 kitabımı güncelleyip tekrar yayına vermiş bulunuyorum.
7. Meslekte ilerlemek güç, kararlılık, emek ve başarı ister. Mesleğinizde şu andaki durumunuza gelene kadar hangi aşamalardan geçtiniz?
- Doktora aşaması mesleğin en zor aşamalarından birisidir. Daha sonraki aşamalar doçentlik ve profesörlük aşamaları ifade edilebilir. Her biri uzun süren araştırmaları, sınavları ve yayınları içerir. Her bir aşama ciddi anlamda sınırlıdır.
8. Geliriniz sizin için yeterli mi, ek iş yapıyor musunuz?
- Yeterli diyebiliriz, ancak ek iş olarak gazetede köşe yazarlığı yapıyorum. Bunun iki nedeni var; Birincisi, mevcut bilgiyi topluma ulaştırmak, İkincisi gelir elde etmek diye özetleyebiliriz.
9. Sportif faaliyet yapıyor musunuz, yapıyorsanız ne ile uğraşıyorsunuz?
- Haftada bir veya iki gün yürüyüş yapıyorum.
10. İdeali sizin gibi profesör olmak isteyen arkadaşlarımıza iletmek istediğiniz bir şey var mı?
- Türkiye’de çalışan insanların hedeflerine ulaşması zor değildir. Bu nedenle kariyer yapmak isteyen insanların okumayı ve araştırmayı çok sevmesi gerekir. İyi bir akademisyenin bir veya iki yabancı dili olması zorunludur. Öte yandan mesleği çok sevmek ve çevreyle güzel ilişkiler kurmak hedefe ulaşmayı kolaylaştırır.


İSMAİL TURHAN HOCAM'la Sohbet(Söyleşi)

FURKAN TURHAN:Adınız ve soyadınız nedir?
İSMAİL TURHAN: İsmail TURHAN
FURKAN TURHAN: Öğretmen olmak nasıl bir duygu?
İSMAİL TURHAN: Bu meslek anlatılmaz ki… Bu meslek ancak yaşanarak olur. Çocukları seveceksiniz, sabırlı olacaksınız, çocuklarla çocuk olacaksınız..
FURKAN TURHAN: Nerede Görev yapıyorsunuz?
İSMAİL TURHAN: Bursa, Osmangazi, Sabri Katırcı İlköğretim Okulunda görev yapıyorum.
FURKAN TURHAN: Kaç yıllık öğretmensiniz?
İSMAİL TURHAN: Yirmi iki yıllık öğretmenim.
FURKAN TURHAN: Bize kendinizi tanıtır mısınız?
İSMAİL TURHAN: Tanıtırım. Ben Bursa ili, Nilüfer ilçesine bağlı Ayva Köyü’nde doğdum. İlkokul tahsilimi köyümde yaptım. Ortaokul ve lise tahsilimi Bursa merkezinde yaptım. Yüksekokulunu Çanakkale Eğitim Yüksekokulu’nda tamamladım. 26 Aralık 1986 yılında Şırnak İli, Uludere İlçesi, Dağdibi İlkokulu’nda sınıf öğretmeni olarak göreve başladım. Üç yıl burada görev yaptıktan sonra Bursa ili, Karacabey ilçesine tayin oldum. On iki sene bu ilçenin değişik okullarında görev yaptım. Bu arada askerlik görevimi Tokat’ta ve asker öğretmen olarak da Erzurum, Pasinler’de yaptım. 06.09.2001 tarihinde kendi isteğimle Sabri Katırcı İlköğretim Okuluna geldim. Halen bu okulda görev yapıyorum. Evliyim ve iki erkek çocuk sahibiyim.
FURKAN TURHAN: Mesleğinizi seçmenizde ailenizin etkisi oldu mu?
İSMAİL TURHAN: Hayır olmadı. Öğretmenlik mesleğini kendim seçtim.
FURKAN TURHAN :Neden bu mesleği seçtiniz?
İSAMAİL TURHAN: Siz çocukları çok sevdiğim için seçtim. İlkokuldan beri bu mesleğe ilgi duyuyordum. İlkokul öğretmenimi hep örnek alıyordum. Onun gibi olmak istiyordum. Allah nasip etti ve onun gibi sınıf öğretmeni oldum. çocuklarla ağlayacaksınız, çocuklarla güleceksiniz, çocuklarla duygulu anlar yaşayacaksınız, kısacası bu mesleği yaşayarak yapacaksınız; ondan sonra öğretmenlik mesleğinin nasıl bir meslek olduğunu anlayacaksınız.
FURKAN TURHAN: Öğretmenlikte bir anınızı anlatır mısınız?
İSMAİL TURHAN: Tabi anlatırım. 1987-1988 yılında Şırnak İli, Uludere İlçesi, Dağdibi Köyü’nde görev yapıyorum. İlçede bilgi yarışması yapılacaktı. Dört öğrenciyi bilgi yarışması için hazırladım. O zaman yeni öğretmenim ve yeni heyecanım var. Bir gün sonra bilgi yarışması ilçede olacak. Bir gün önceden ya ilçeye ya da yakın bir köye gitmemiz gerekiyor. Köyümüz Irak sınırında ve Uludere ilçesinin en uzak köyü. O gün de öyle bir yağmur bastırdı ki dışarı çıkmanın imkânı yok. Öğrenciler yanıma lojmana geldiler. “Haydi öğretmenim, bilgi yarışmasına gitmiyor muyuz?” diye yalvarıyorlar. Ben bu durumda gidemeyeceğimizi defalarca söylememe rağmen onları ikna edemedim. İkindi vaktine kadar ağladılar, sızladılar ve yalvardılar. Köylüler geldi. Onlar da gidemeyeceğimizi söylediler. Ama çocukları ikna edemedik. Nisan yağmurları o tarafta çok yağar. Yağmurdan köprü göçmüş, yollar bozulmuş, gitmemiz mümkün değil. Köy muhtarı karşı ki dağda kestirme yoldan belki gidilebileceğini söyledi.Yanımıza bir köylü alarak, ikindiden sonra yola koyulduk. Akşam karanlığında ancak komşu köye dağdan varabildik. Islanmadık bir yerimiz kalmadı. Köyde kurulandık. Geceyi o köyde (Yemişli Köyü) geçirdik. Sabah ezanında kalktık, yine yaya yola koyulduk. İkinci köye ancak üç saatte varabildik. Yağmur kesilmişti ama yollar çamur içindeydi. Oradan bir arabaya bindik ve ilçeye saat 10;00’da varabildik. Hemen yarışmanın yapılacağı okula ulaştık. kesilmişti ama yollar çamur içindeydi. Oradan bir arabaya bindik ve ilçeye saat 10;00’da varabildik. Hemen yarışmanın yapılacağı okula ulaştık. Yarışma başlamak üzereydi. İlçe Milli Eğitim Müdürü bizi görür görmez, bizi karşıladı. “Hoş Geldiniz.” Dedi. Bizi salona aldı. Salonda bize yer ayrılmamıştı. Çünkü geleceğimizi tahmin etmiyorlarmış. Hemen bir yer tahsis edildi. Çocuklar masaya oturdular. Şaşkın, şaşkın sağa sola bakıyorlardı. Çünkü ilk defa böyle kalabalık bir yere gelmişlerdi. Belki de ilk defa ilçeye geliyorlardı. Yarışma boyunca öğrencinin biri devamlı yorgunluktan uyukluyordu. Buna rağmen yarışma sonunda on beş okuldan üçüncü olmuştuk. Herkes bizi tebrik etti. Belki üçüncü olduğumuz için değil, bu yarışmaya o köyden buraya nasıl geldiğimiz içindi. Mutlu bir şekilde köyümüze geri döndük.
FURKAN TURHAN: Öğretmenim ben de duygulandım.
İSMAİL TURHAN: Teşekkür ederim.
FURKAN TURHAN: Tekrar bir meslek seç deseler, hangi mesleği seçersiniz?
İSMAİL TURHAN: Yine öğretmenlik mesleğini seçerim. Çünkü, mesleğimi ve öğrencilerimi çok seviyorum. Öğretmenlik bir peygamber mesleğidir. Peygamber de bir öğretmendir. O da ümmetine bilmediklerini öğretti.
FURKAN TURHAN: Öğretmenliğin en iyi yanı neresidir?
İSMAİL TURHAN: Öğrencilerinin bir yerlerde kariyer sahibi olması. Okulları bitirdikten sonra öğrencisini bir mevkide görmesidir. Ben geçen sene öğrencimin birisini bayaz önlük içinde Zübeyde Hanım Doğumevinde çalışırken gördüm. Hemen ellerime yapıştı. Çok mutlu oldum.
FURKAN TURHAN:Öğretmenlik mesleğinde aldığınız ödüller var mı, nelerdir?
İSMAİL TURHAN: Ben mesleğim boyunca her ödülü aldım. Aylıkla ödüllendirmeden, takdir, teşekkür ve yirmiye yakın sertifika ve kurs belgesi var. Daha iki gün önce İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden Teşekkür Belgesi geldi.
FURKAN TURHAN: En çok hangi sporu seviyorsunuz?
İSMAİL TURHAN: Futbol maçlarını seyretmeyi, yürüyüş yapmayı severim. Bol bol yürüyüş yaparım. Doğa yürüyüşleri yaparım.
FURKAN TURHAN: Hangi yemekleri seversiniz?
İSMAİL TURHAN: Tarhana çorbası, kuru fasulye, pilav, Mustafa Kemal Paşa tatlısı.
FURKAN TURHAN: Öğrencilerine ne tavsiye dersiniz?
İSMAİL TURHAN: İlk önce saygılı olmayı, sonra çalışmalarını tavsiye ederim.
FURKAN TURHAN: Röportaj için teşekkür ederim.
İSMAİL TURHAN: Ben teşekkür ederim:
FURKAN TURHAN: İyi günler.
İSMAİL TURHAN: Sana da iyi günler . Furkan.