Loading...

AYVA KÖYÜ ESKİ OYUNLARI


AYVA KÖYÜ ESKİ OYUNLARI AYVA KÖYÜ’NÜN ESKİ OYUNLARI
BEŞ TAŞ OYUNU
Bu oyunda taşların biçimi önemlidir. Avuca sığacak, yuvarlak hatlı taşlar seçilmeli. Bu yüzden zamanla taş seçmek çocuklar arasında bir uzmanlık alanı haline gelir. Oyun beş evrede tamamlanır. İlk aşamasında eldeki taş havaya atılarak yerdeki taşlar tek tek toplanır. İkincisinde ikişer ikişer, üçüncüsünde ise bir ve üçlü şeklinde toplanır. Dördüncü aşamada ise havaya atılan taş yere değmeden yerdeki taşların dördü birden alınır. Son aşamada bir elle kale kurulur ve yerdeki taşlar kaleye sokulmaya çalışılır. Oyunun en çekişmeli tarafı belki de puan toplama aşamasıdır. Tüm taşlar havaya atılarak elin tersi ile tutulmaya çalışılır. Ancak bu devrede esneklik devreye girer. El ne kadar tersine kıvrılırsa o kadar taş fazla tutulur. Herkes bu yaradılış özelliğine sahip olmadığından oyuncular arasında en çok tartışma çıkan bölümdür. Bir deoyunu kaybeden oyuncunun hırsla taşları yere ve sağa sola atması yok mu ! Odanın her yerinde, koltuk altlarında taş aramaya başlarsınız. Tabi o savunma sırasında kendinizi korumak için önlem almanız tavsiye edilir. İyi eğlenceler…
İSİM ŞEHİR OYUNU
Bir kağıda sırayla isim, şehir, eşya, hayvan, bitki, artist diye kategoriler yazılır. Bir oyuncu ona “dur” denilene kadar alfabeyi içinden sayar. Seçilen harfle başlayan kategorilere uygun kelimeler bulmaya çalışır. Ne hikmetse “ğ” en çok denk gelen harf olur. Bir de “j” harfi var ki sormayın. Herkes “j” harfi gelmesin diye dua eder. Geldiğinde de “Japon balığı”, “Japon şemsiyesi” gibi her şeyin başına Japon kelimesi getirilerek çözüm aranır. Tartışma başlar. Türkiye’de “j,f,l” harfi ile başlayan şehir bulunmadığı bu oyunda fark edilir. Bitki kategorisi en tartışılan bölümdür. “Sadece bitki mi yazsak, ot yazsak olur mu?” gibi sorular araya girer. D ile başlayan eşya bulamayıp, testereyi, destere yazan da olur. Haydi kolay gelsin
SAKLAMBAÇ OYUNU
Saklambaç oynarken oyuncu sayısına bir kısıtlama getirilmez. Oyunculardan biri ebe olarak seçilir. Ebe bir duvara, ağaca ya da başka bir nesneye kafasını yaslar ve gözünü -genellikle kolu yardımıyla- kapatarak oyuncular tarafından kararlaştırılmış bir sayıya kadar birer birer sayar. Ebenin yaslandığı bu yere sobeleme yeri denir. Bu sırada diğer oyuncular ebenin onları göremeyeceği yerlere saklanırlar. Oyuncuların amacı, "Önüm arkam sağım solum sobe" diyerek saymayı bitiren ebenin onları aramak için sobeleme noktasından ayrıldığında gelip ellerini sobeleme noktasına dokundurarak sobe yapmaktır. Ebeden önce sobe yapabilen oyuncular kendilerini bir sonraki turda ebe olmaktan kurtarırlar ancak ebenin saklandığı yeri bulup kendisinden önce sobelediği oyuncu ise bir sonraki turda ebe olur ve oyun bu şekilde oyuncular oynamaktan sıkılıncaya kadar devam eder. Yaygın oynanan saklambaç türlerinde ebenin sobelediği oyuncunun adını herkesin duyacağı şekilde bağırması gerekir. Ebenin, gördüğü oyuncunun adını herhangi bir nedenle yanlış söylemesi oyunun ebe tarafından kaybedilmesine yol açar ve buna 'çamlak çömlek patladı' denir. Oyuncular bir ağızdan 'çamlak çömlek patladı' diye bağırarak saklanmakta olan arkadaşlarını uyarırlar. Sonrasında ebe tekrar gözlerini kapatıp sayma işlemine başlar ve oyuncular saklanırlar.Gece oynamak daha zevklidir.
BİRDİR BİR
Daha çok çocuk veya gençler oynar. Oyun, en az 10 kişi ile oynanır. Oyuna başlamadan önce çocuklar veya gençler aralarında birini "ebe" seçerler. Önce, oyunda ebenin duracağı yer belirlenir, sonra, ebenin haricindeki 9 kişi, ebeden en az 20-25 adım ötede duracakları yer belirlenir ve hepsi 3-4 adım aralıklarla dizilierek bir hat teşkil ederler. Ebe eğilip belini kamburlaştırır, atlama yapacak 9 çocuk veya genç tekerlemenin kendi numarasına ait kısmını tam ebenin üzerinden atlarken söyler, devam ederek diğerlerinin üzerinden de atlar, en sona geldiğinde kendisi de eğilir. Tekerleme şöyledir: Birinci sıradaki ebenin üzerinden "birdirbir" deyip atlar ve 3-4 adım ileride o da eğilerek sırtını kamburlaştırır. Ardından ikinci sıradaki koşarak ebenin üzerinden "ikidiriki, tilkinin dili" deyip atladıktan sonra devam edip diğerin üzerinden de atlar ve en sona geldiğinde o da eğilir. Devamında sırayla 3.'cüsü "üçtürüç, yapması güç", 4.'cüsü "dörttürdört, eteğini ört", 5.'si "beştir fes", 6.'sı "altıdıraltı, yaptım kahvaltı", 7.'si "yedidiryedi, yemeğimi yedi", 8.'si "sekizim seksek, yere düşen eşşek", en son 9.'su, "dokuzum durak, nerde oturak?" diyerek ebenin üzerinden arkasından da diğerlerinin üzerinden atlar. Bu durum birisinin atlayamamasına kadar devam eder. Atlayamayıp düşen ebe seçilir. Ebe, ebelikten kurtulmaya çalışır. Bunun için yüksek eğilerek ve arkadaşları üzerinden atlarken biraz daha yükselip onlardan birinin atlayamamasını bekler.
GÖZ BAĞLAMA OYUNU
Göz Bağlama Oyunu, 8–15 yaşları arasında olan kız ve erkek çocukların oynadığı bir oyundur. Çocuklar içlerinden birisinin gözlerini bağlarlar. Diğer çocuklar ise gözü bağlanan çocuğun çevresinde dönüp dolaşırlar. Çocukların biri, gözü bağlı olan çocuğun yanına gidip ona sorar: “Ben kimim?” Eğer gözü bağlı olan çocuk doğru yanıtı verirse, adı söylenen çocuk oyunu kaybeder. Bazen gözü bağlanan çocuk önüne geleni hafifçe döver. Burada gözü bağlı çocuk oyunu kazanır ve oyun bu şekilde sırayla devam eder. Göz Bağlama Oyunu, Türkmen çocuklar arasında hayli yaygındır.
KÖREBE
Körebe olarak adlandırılan oyuncunun gözleri mendil veya eşarp gibi bir malzemeyle bağlanır ve ebe etrafını göremez hale getirilir. Diğer oyuncular körebenin etrafında dolaşır ve ona dokunurlar. Körebe onları yakalamaya çalışır. Körebe birini yakalarsa hemen adını söylemelidir. Eğer yanlış ad söylerse oyun tekrar başlar ve Körebenin ebeliği devam eder. Eğer yakaladığının adını doğru söylerse yakalanan ebe olur.Bu oyun herhangi bir alanda oynanabilir.Oyuncu sınırı yoktur.Oyun süresi yoktur.
KÖŞE KAPMACA
Köşe Kapmaca, koşma ve yer kapma esasına dayanan, dikkat ve çabuk hareket etmeye yönelik çocuk oyunu. Genellikle açık havada ve köşe sayılabilecek yerlerin bol olduğu alanlarda oynanır. Yeterince köşe yoksa, ağaçlar ya da herhangi bir çıkıntılı, yüksek yer köşe kabul edilir ya da yere tebeşirle aynı sayıda daire çizilir. Ebe seçildikten sonra çocukların her biri bir köşeyi kapar. Ebe orta yerde durur. Oyun, karşılıklı ya da birbirine yakın olan köşelerdeki çocukların yerlerini ebenin kapmasına olanak vermemeye çalışarak değiştirmesiyle başlar. Bu iş ebenin arkasını döndüğü ya da başka çocuklarla ilgilendiği bir anda yapılır. Eğer ebe daha dikkatli ve çevik davranıp herhangi bir köşeyi öbürlerinden önce kaparsa, bu kez o köşenin sahibi olan çocuk ebe olur.
UZUN EŞEK
Takım halinde, rakip takımın sırtına zıplamak ve onları kaybettirmek.
• İki takımın oynadığı hakemli bir oyundur. • Oyuncu sayısında bir sınır yoktur. Genellikle 4 ile 10 kişi arasında oynanı
• Oyuncular iki gruba ayrıldıktan sonra hangi grubun yatacağına, hangi grubun atlayacağına karar verilir. • Yatacak takım yastığın önüne dizilir. • İlk baştaki oyuncu eğilerek kafasını yastığa dayar ve arkasındakiler de bir öncekinin bacaklarından tutarak eğilir. • Atlayan oyuncu atlarken “uzun eşşek gaba gaba döşşek” diye bağırırlar ve eşeğin üzerine bindikten sonra sürtünemez, ayaklarını dolayamazlar. • Eşek çökerse atlayan grup tekrar atlar, atlayanlardan birinin herhangi birinin vücudu yerle temas ederse yatan grup atlama hakkı kazanır. • Eğer tüm grup elemanları başarılı bir şekilde eşeğe binerse, atlayanların en önündeki kişi “tek mi çift mi” deyip parmaklarıyla 1 veya 2 gösterir ve eşeğin en arkadaki oyuncusu tahmin eder. • Bilirse atlama hakkı el değiştirir. • Atla
YAKARTOP
• Yakartop, bir takım oyunudur ve iki takım arasında oynanır. Takımlar en az iki kişiden oluşur. • Oyun anında takımları atıcı takım ve kaçıcı takım olarak adlandırmak mümkündür. • Atıcı takımın elemanları, aralarında 15-25 m civarında bir mesafe olan iki çizgiye çekilirler. Kaçıcılar bu iki çizginin arasına yerleşirler.Atıcıların amacı kaçıcı takım elemanlarını elle attıkları topla vurmaktır. Vurulan oyun dışı kalır. Eğer atıcılar diğer takımın tüm elemanlarını vururlarsa tekrar atıcı olurlar. Oyun yeniden başlar. Atıcı takıma bir puan yazılır.Atıcıların attığı top kaçıcılar tarafından tutulursa veya top kaçıcılara değmeden yere değerse takımlar yer değiştirir. • Atla: kullan, ara • Lades topluma mal olmuş, daha çok çocuklar arasında oynanan bir aldatmaca oyunudur. Lades tutuşacak olan iki kişiden biri, eline tavukların göğsünden çıkan çatal şeklindeki köprücük kemiğini alır. Bir ucundan kendisi tutar, öbür ucunu karşısındakine tutturur. Oyunun amacı karşıdaki kişiye bir şey vererek kandırmaktır. Eğer bir şey verilmek istenen kişi karşıdaki kişinin amacının aldatmak olduğunu hatırlarsa aklımda diyerek alabilir. Bu durumda kaybetmemiş olur. Eğer aklımda demezse diğer kişi lades diyerek oyunu bitirir ve kazanmış olur. • Havada lades olur. • Tekerlemesi • Oyuna has bir tekerleme mevcuttur. Bu tekerleme kemiği karşılıklı tutma anında karşılıklı olarak okunur. • "-Ladesim lades olsun mu? • -Olsun. • -Yerde ne var? • -Nohut. • Gökte ne var? • -Bulut. • -Sen bunu kırk gün kırk gece unut." • Bu söz üzerine, kemiği çekerek koparırlar.
İP ATLAMA OYUNU
Tek kişiyle oynanan ip atlama oyunu. Oynayan kişinin boyuyla doğru orantılı olarak bir ip gereklidir. Eğlenceli bir oyun olan ip atlama aynı zamanda pek çok sporcunun kullandığı bir antrenman yöntemidir. Uzunca bir ipi iki ucundan tuttuktan sonra dirseklerinizi kırarak ellerinizi omuz hizasında kaldırın. Daha sonra ipi öne doğru çevirin ve ip yere değdiği anda üzerinden zıplayın. Oyunu daha zevkli hale getirmek için bir sağ bir sol ayakla, geriye doğru veya dirsekleri çapraz yaparak atlayabilirsiniz
ÇOK KİŞİ İLE İP ATLAMA
İp atlama oyunu bir, iki ya da daha çok çocuğun birlikte oynayabilecekleri bir oyundur. Tek başına oynayan oyuncu, ipi iki ucunu birer eline alır. İpi arkasına atar. İp ayak bileklerine değecek biçimde durunca, ipi öne çevirerek başının üzerinden geçirir ve ip ayağına doğru inerken üstünden atlar. Bu atlayış adım atar gibi, tek ayak üzerinde veya iki ayakla sıçrayarak olabilir. Oyuncu, hızını giderek ârttıra arttıra bu hareketleri yineler. Ayağı ipe dolanmadan kaç kez atlayacağını saptamak için bir mani ya da şarkı söyleyebilir. Yörelere göre değişiklikler gösteren yaygın ip atlama dizelerınden biri şöyledir: Bir-iki, papucun teki Üç-dört, kapıyı ört Beş-altı, sopayı aldı Yedi-sekiz, kabardı deniz Dokuz-on, çık şu dala kon. İki oyuncu, birer elleriyle ipin birer ucundan tutarak yanyana atlayabilir. İpin bir ucu bir direğe ya da merdiven trabzanına veya bahçe parmaklığına bağlanır. Oyunculardan biri ipin öteki ucundan tutup çevirirken, ikinci oyuncu atlar. Birinci oyuncunun ayağı takılıp yanınca, ipi o çevirir, öteki oyuncu atlamaya başlar. Kalabalık bir grup oynarken, ipi iki çocuk tutar, ötekiler sırayla ve atlama hızını bozmadan atlarlar. Grupla oynanabilecek çeşitli ip atlama oyunları vardır. Bunlardan çok yaygın olan birkaçı aşağıda anlatılıyor. 1: İki çocuk ipi sallar, öteki oyuncular, ipin önünde sıra olurlar. En öndeki oyuncu ipe girer, atlarken bir mani söyler ve çıkar. Arkadan gelen ip atlarken, öndekinin söylediklerini aynen yineler. Bu böylece sonuna kadar gider. Bunu yapmayan oyuncu yanar ve ip sallamaya başlar, ipi tutan onun yerine girer. 2: İki oyuncu ipi sallar, ötekiler sırayla ipe girer birer kez atlayıp çıkarlar. İkinci dönüşte herkes ikişer kez atlar. Bu böyle sayıları arttırarak sürer. İlk yanan iki kişi, ipi sallamaya başlar. Son kalan kazanır.

Ayva Köyü, Nilüfer, BURSA
+90 5053589393